Türkçe
+38 068 889 89 89
00380689869898 (汉语)
00380930552240 (باللغة العربية)
00380930552240 (باللغة العربية)
+38 093 055 22 40
Bilgi isteyin

Our licences

Fetal Kök Hücre Hakkında

Kök hücreler, örneğin kan, cilt, ciğer, mukoza ve diğer vücut dokusu hücreleri şeklinde farklılaşabilen öncül hücrelerdir. Farklılaşmış ve özelleşmiş hücreler insan vücudunda ancak belirli bir süre yaşayabildiklerinden, bunların sayısı sürekli olarak sabit tutulmak zorundadır. Vücutta bir tür onarıcı sistem görevi gören kök hücreler asimetrik olarak bölünerek kendi kendine çoğalabilen bir ana hücre oluşturabilme becerisine sahiptirler. Böylece oluşan yeni hücre özelleşmiş doku hücrelerine dönüşebilmektedir.

Kök hücreler farklılaşabilme becerileri açısından çeşitlidir. Farklılaşabilme becerisi en yüksek olan hücre tipi döllenmiş yumurta olan zigottur. Zigot farklılaşarak vücuttaki herhangi bir hücre tipine ve herhangi bir ekstraemrbiyonik doku hücresine dönüşebilmektedir. Bu yüksek farklılaşma kabiliyeti ilk birkaç bölünme boyunca devam eder. Daha sonra kök hücreler giderek daha özelleşmiş hücreler haline gelerek farklılaşabilme kabiliyetlerini giderek kaybederler.

Kliniğimizde tedavi için 7 ila 12 haftalık evredeki kök hücreler kullanmaktayız. Bu kök hücrelerin farklılaşabilme kabiliyetleri son derece yüksektir ve gebeliğin dokuzuncu haftasına kadar da yüksekliğini korumaktadır. Bu kök hücreler belirli bir tip kaynak katmanda –örneğin ektodermal, endodermal veya mezodermal katmanlardan birinde, çok çeşitli hücre tiplerine dönüşebilmektedir. Ayrıca, kullanmakta olduğumuz kök hücrelerin çoğalma potansiyelleri de diğer kök hücrelerle (yetişkinlerden, kordon kanından v.b.'den elde edilen kök hücrelerle) karşılaştırıldığında çok daha yüksektir.

Ayrıca, kullanmakta olduğumuz kök hücreler kaynak katmanlardaki ilk bölünme ve farklılaşmalarını tamamlamış kök hücreler olduklarından bunların kontrol dışı çoğalma ihtimalleri yoktur ve hangi hücre tipine farklılaşacakları "kesin olarak" bilinmektedir. Gebeliğin ilk aşamasındaki embriyodan (bir ila iki hafta) elde edilen, kontrol dışı çoğalma ihtimali bulunan ve dolayısıyla da teratoma riski bulunan kök hücrelerle (in-vivo) yapılan tedavinin aksine, bizim kök hücre tedavimizde tümorogenez (yani tümör oluşumu) riski bulunmamaktadır.

Dahası, kullandığımız hücrelerde HLA ekspresyonu bulunmadığından ya da asgari düzeyde mevcut olduğundan, kök hücre tedavisinin vücut tarafından reddedilme ihtimali yoktur. Ayrıca, yetişkinlerden ya da kordun kanından elde edilen kök hücrelerin kullanılabilmesi için HLA-tabanlı alıcı-verici uygunluğuna ya da bağışıklık sisteminin baskılanmasına (veya bu hücrelerin ototerapi için kullanılmasına) gerek duyulabilmektedir.

Gebeliğin dokuzuncu haftasından itibaren kök hücreler daha da farklılaşarak, sadece fetüste değil yeni doğmuş bebeklerde ve erişkin organizmalarda da görülen daha özelleşmiş hücrelerin oluşumunu sağlamaktadır. Örneğin, hemopoetik kök hücreler kemik iliğinde bulunur ve yok olan kan hücrelerinin yerine yeni kan hücrelerinin oluşturulmasından sorumludur. Hemopoetik kök hücreler iki farklı tür kök hücrenin oluşumunu sağlar ve oluşan bu iki farklı tür kök hücre daha sonra farklılaşmayı sürdürerek eritrositler, monositler, B ve T lenfositler gibi kan hücrelerine dönüşür.

İnsan yaşlandıkça vücuttaki kök hücre sayısı azalır. Yeni doğmuş bir bebekte kök hücre oranı 1/10,000 kadarken, bu oran ergenlerde 1/100,000, 50 yaşındakilerde 1/500,000 ve 70 yaşındaki bir bireyde ise 1/1,000,000 kadardır. Bu nedenle, daha uzun ömür, daha sağlıklı yaşam, genç görünüm ve hücre mahvına neden olan bir dizi hastalığın tedavisi açısından bireyin kök hücre havuzunun yenilenmesi anahtar önem arz etmektedir.

Alıcının vücuduna yerleştirilen fetal kök hücreler hasarlı bölgeye ulaşır, oraya yerleşir, orada çoğalır ve alıcının sistemlerince kumanda edilerek gereken özelleştirmeyi gerçekleştirir ve yok olmuş veya zarar görmüş olan hücrelerin yerini alarak vücut fonksiyonlarının eski haline gelmesini sağlar. Ayrıca, fetal kök hücreler örneğin hematopoetik büyüme faktörleri, interlökinler, sinir sistemi büyüme faktörleri, tümör nekroz faktörleri ve benzerleri gibi biyolojik olarak aktif maddelerden de kayda değer miktarlarda oluşturabilmektedir.


Fetal stem cells treatment results depend on: disease's severity, age of the patient, adherence for the medications and regime. Treatment results, presented on this site, are individual for each clinical case.